Doğru ve Eğri Adam…

Geçen gün dershaneden çıkıp kitapçıya uğradım. Karanfil sokaktaki Dost Kitapevi gerçekten insanın başını döndürüyor. Kategorilere ayrılmış binlerce kitap, her rafın önünde kitapları inceleyen insanlar ve klasik müzik…

Gerçekten mükemmel…

Yeğenime doğum günü hediyesi olarak bir kitap alacaktım. Rafların arasında dolaşırken insan her hoşuna giden kitabı almak istiyor. Yeğenim için alacağım kitabı seçmiştim ama kendime de bir tane almadan çıkmak istemiyordum. Gözüme Platon’un “Devlet” isimli kitabı ilişti. Biraz kurcaladım, hoşuma gitti. “Evet Soner, kendine bir iyilik yap ve al bu kitabı” diye içsel bir ses duydum. Bu içsel sesin de yardımı ile kendime de bu kitabı hediye ettim. İşte bu yazının konusu için ilk adımı atmış oldum.

Kitap Platon’un “Devlet” isimli kitabı. Hasan Ali Yücel döneminde çevrilip Türkiye’ye kazandırılmış bu eser, Platon’un fikir babası Sokrates’in gündelik yaşamda geçen diyaloglardan oluşuyor.

Henüz kitabı okumaya yeni başladım diyebilirim. Bulunduğum bölümde Sokrates ve bir grup insan oturmuş “doğruluk nedir?”, “doğru insan hem karlı, hem başarılımıdır?” ve tam tersini “eğri insan” için harıl harıl tartışıyorlar. Karşılıklı diyaloglar çok iyi, ortaya atılan fikirler çok iyi ve mantıklı.  Sokrates dün akşam az kalsın “doğru insan başarılı ve karlıdır” fikrine inandırıyordu. (Aslında bende böyle düşünüyorum ama kitabı okurken tarafsız olmak gerekiyor.) Tartıştığı kişilerden Glaukon isminde olanının “eğri insan” tanımını aşağıya yazıyorum. Günümüzde kim bu görüşe karşı koyabilir soruyorum.

Çünkü, herkes diyebilir ki, eğri adam, görünüş için yaşamaz, gerçeğe bağlıdır. O, eğri olmak ister, yoksa eğri görünmek değil. Eğri adam doğru görünmekle devlette söz sahibi olur, dilediği kız alır, kızlarını dilediğine verir, gözüne kestirdiğiyle dost, otrak olur. Her işi kendi tarafına yorar. Çünkü haksızlık etmekten çekinmez. Kendi işlerinde, ya da devlet işlerinde biriyle takıştı mı, üstün gelir; kazanç sağlar, zenginleşir, dostlarına iyilik, düşmanlarına kötülük edebilir. Tanrılara bol bol kurban keser, büyük adaklar adar. Tanrılara da, istediklerine de, doğru adamdan daha çok yaranabilir. O kadar ki, Tanrıların bile doğru adamdan çok onu sevmelerine şaşılmaz. Görüyorsun ya Sokrates, eğri adamın hayatı Tanrılar için de, insanlar için de doğru adamın hayatından daha karlıdır.

Şimdi soruyorum, Glaukon haksızmıdır? Eğri adam günümüzde de aynı şeyleri yapmamaktamıdır? Doğru insan her zaman ezilmekte, dokuz köyden kovulmaktadır. Haksızlık edenle mücadele etmekte, haksız kazanç sağlamamaktadır. Bu yüzden hem haksızların karşısında olduğu için sevilmemekte, hem de haksız kazanç sağlayamadığı için bir arpa boyu yol katedememektedir. Günümüzün düzeni malesef budur. Eğri insan ise doğru insan  kılığında dolaşmakta, her olaydan kendine maddi çıkar sağlamakta, haksız elde ettiği bu zenginliği çevresine dağıtarak “doğru insan” imajını sürdürmekte, bu zenginliği “doğru insanları” ezmek için kullanmakta, hem de (günümüzden örnek verirsek) Tanrıya kurbanlar adamakta, haksız kazancı ile hayır işlemektedir. Ve son cümleyi tekrar hatırlayalım.

” Görüyorsun ya Sokrates, eğri adamın hayatı Tanrılar için de, insanlar için de daha karlıdır.”

Ve Homeros’tan bir dörtlük ;

Tanrılar bile kandırılır, yalvarıp yakarmayla!
İnsanlar bir kabahat, bir günah işlediler mi,
Kurbanlar, yağlar, adaklar, şaraplarla
Yumuşatırlar Tanrıları’da…

Konunun ucunu açık bırakıyorum.

Siz Sokrates gibi mi, yoksa Glakuon gibi mi düşünüyorsunuz? Yoksa daha başka bir fikriniz mi var?

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

1 Yorum var. ... “Doğru ve Eğri Adam…”

  • Elif Atalay diyor ki:

    Ey zaman, bilmez misin ettiğin kötülükleri?
    Sana düşer azapların, tövbelerin beteri.
    Alçakları besler, yoksulları ezer durursun:
    Ya bunak bir ihtiyarsın, ya da eşeğin biri.
    ÖMER HAYYAM

    Böyle bi konuda fikrimi belirtirken Hayyam’ın dörtlüğünden yardım almak istedim. Öncelikle Glaukon’un savunduğu ‘eğri insan’ modelinin günümüzde gerçekten yer ettiği bi gerçek. ‘Eğri insan’ olmak, kişiye ‘doğru insan’ olmaktan çok daha fazla fayda sağlıyor. Bunu kabul etsem de, bunun nedenini sorgulamayı daha çok önemsiyorum. Zamanla doğru ve eğri insan kavramlarının yer değiştirmelerine sebep olan nedir? Hayyam’ım simgeleştirdiği gibi ‘zaman’ mı, yoksa biz insanların bitmek bilmeyen hırsları mı, ya da bambaşka bir sebebi mi var? Bir de şu var, herşey kişisel faydadan mı ibaret yoksa iç sesimiz dediğimiz vicdanımız rahat olduğu sürece gerisi çok da önemli değil mi? Sanırım bu sorular bu konuyu tartışırken yardımcı olabilir.

    ‘Çünkü, herkes diyebilir ki, eğri adam, görünüş için yaşamaz, gerçeğe bağlıdır. O, eğri olmak ister, yoksa eğri görünmek değil. Eğri adam doğru görünmekle devlette söz sahibi olur, dilediği kız alır, kızlarını dilediğine verir, gözüne kestirdiğiyle dost, otrak olur. Her işi kendi tarafına yorar. Çünkü haksızlık etmekten çekinmez. Kendi işlerinde, ya da devlet işlerinde biriyle takıştı mı, üstün gelir; kazanç sağlar, zenginleşir, dostlarına iyilik, düşmanlarına kötülük edebilir. Tanrılara bol bol kurban keser, büyük adaklar adar. Tanrılara da, istediklerine de, doğru adamdan daha çok yaranabilir. O kadar ki, Tanrıların bile doğru adamdan çok onu sevmelerine şaşılmaz. Görüyorsun ya Sokrates, eğri adamın hayatı Tanrılar için de, insanlar için de doğru adamın hayatından daha karlıdır.’

    Yukarıda bahsedildiği gibi ‘eğri de olsa kazançlı’ bir insan olmak mı tercih edilir,ne olursa olsun önemli olan somut veya soyut her türlü kişisel kazanç mıdır yoksa aksine ‘doğru ama kazancı olmayan’ kişilerden, en azından doğruluğunun bilinciyle rahat olanlardan mı olmak istenir? İlki olsa bile bu kişisel kazanç, toplum hayatı yaşayan insanları yalnızlaştırmaktan başka neye yarar? Sorularımdan da anlaşılacağı gibi :) önemli olanın ‘kazanç’ değil ‘huzur’ olduğunu düşünenlerdenim. Şöyle bişey de var, doğru insan diye nitelediğimiz insanlar mutsuz, huzursuz, haksızlığa uğramış görünseler de ‘vicdan’ kavramı adildir ve herkeste (kimilerinde dozu az olsa da) bulunduğundan kimsenin haketmediği huzuru yaşamasına izin vermez diye düşünüyorum. Sadece kendi çıkarını ve kazancını düşünen kişinin kazandığı bu haksız üstünlüklerden hayatı boyunca tat alacağa da inanmıyorum. Bu konuyu tartışmaya açtığın için de teşekkürler dayıcım.

Sende birşeyler yaz...

Müzik Bölümü
(son 5 başlık)


Google Dünyası
(son 5 başlık)





Site Meter
Mart 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031