Bir terörist nasıl affedilir!

Sezer Teröristleri Affediyormuş!Duymayanınız yoktur herhalde, eski Cumhurbaşkanımız A. Necdet Sezer’in teröristleri affettiğini! Bende ilk duyduğumda şok olmuştum ama ben sizin gibi inanıp bir ağız dolusu küfürle “duydunuzmu? sezer teröristleri affetmiş, cezaevlerinde terörist kalmamış” diye orada burada boş boş konuşmak yerine, “şüphe” duygumun ağır basması nedeni ile oturup araştırmaya karar verdim.

Fazla araştırmaya da gerek kalmadı, meğerse millet gazetelerde köşelerinde olsun, internet sitelerinde olsun bas bas bağırıyorlarmış. Bana sadece bilgileri toparlamak ve biraz da yorum katarak size aktarmak kaldı…

Hadi bakalım, şimdi hep beraber bir terörist affedeceğiz…

 

İlk olarak bir adet terörist bulunur. (yemek tarifi gibi oldu ama idare edin) Evet, teröristi bulduk. Bu terörist mahkemeye çıkar ve cezası ne ise gider cezaevinde çeker. Büyük ihtimal bu cezaevi bir “F” tipi cezaevidir. Bu teröristin de sizin-benim gibi avukatları olur, akıl verenleri olur. Kendi akıl eder veya avukatın aklına Anayasayı açıp okumak gelir…

Anayasayı karıştırırken birde ne görsünler?

104. madde! Nedir bu 104. madde…

Sürekli hastalık, sakatlık ve kocama sebebiyle belli kişilerin cezalarını hafifletmek veya kaldırmak yetkisi Sayın Cumhurbaşkanı’na verilmiştir.

İlginç…

Demek ki bir Cumhurbaşkanı “sürekli hastalık, kocama” gibi nedenlerle bir teröristi affedebiliyormuş. Sadece teröristi değil, her kim olursa olsun affetme yetkisi varmış.

Eğer terörist “sürekli hasta” veya “kocamış” ise yırttı demektir!

Hemen bu işin nasıl yapıldığı araştırılır ve gerekli başvurular yapılır…

İlk başvuru, “ADALET BAKANLIĞINA” veya “CUMHURİYET SAVCILIKLARINA” yapılır.

Bu konudaki bir soru önergesine eski adalet bakanı Cemil Çiçek’ in verdiği yanıtın ilk paragrafı. (ikincisi daha aşağıda yazıyor)

“(Cezaevlerinde yatmakta olan) Hükümlülerin bu konudaki (tahliye) taleplerini Bakanlığımıza veya Cumhuriyet Savcılıklarına yapmaları durumunda, zaman geçirilmeden tam teşekküllü bir devlet hastanesine sevk edilerek hastalığın tıbben tesbit edilmesi, sonra raporun (bir kez daha tetkik ve onay için) Adli Tıp Genel Kuruluna gönderilmesi, hastalık saptandığı takdirde belgelerin derhal Bakanlığımıza gönderilmesi gerekmektedir.”

“Oooooooo….

Bu iş baya uzadı … Bir an önce Cumhurbaşkanı imzalasa da biz de bir güzel sövsek adama…”
(diye düşünenler vardır içinizde)

Şimdi özetlersek;

  • Suçlu (terörist) tahliye talebi için Adalet bakanlığına veya Cumhuriyet Savcılarına başburuda bulundu.
  • Adalet Bakanlığı veya Cumhuriyet Savcılığı hükümlünün talebi gerçek mi diye, tam teşekküllü bir hastahaneye gönderdi.
  • Raporun gerçek mi, uydurma mı olduğunun (hastalığın gerçek olup olmadığının) tesbiti için bir kez de Adli Tıp Genel Kuruluna gönderildi.
  • Hükümlünün hastalığı kesinlik kazandı ve dosya Adalet bakanlığına gönderildi.

Ne garip dimi, henüz Cumhurbaşkanı’nın hiçbir şeyden haberi yok! Eninde sonunda olacak ama değil mi?

Adalet Bakanı verilen soru önergesine verdiği yanıtım ikinci paragrafı ise aynen şöyle…

“Yukarıda belirtilen süreç sonunda ikmal edilen dosya, Bakanlığımızca gereği takdir ve İFA EDİLMEK ÜZERE Cumhurbaşkanlığı makamına sunulmaktadır. Bilgilerinize arz ederim.
Cemil Çiçek. Adalet Bakanı.
İmza.”

Bu ne demek biliyormusunuz?

Türkçesi şöyle;

“Sayın Cumhurbaşkanı A. Necdet Sezer,

…… Cezaevinde bulunan …… isimli hükümlü …… sebeple Bakanlığımıza tahliye talebinde bulunmuştur. Adalet Bakanlığı olarak, hükümlü önce tam teşekküllü bir hastanede ardından da Adli Tıp Genel Kurulunda incelenmiş ve her iki inceleme sonucunda da hükümlünün durumunun tahliyesine uygun olduğu belirlenmiştir. Daha sonra dosya Bakanlığımızca  incelenmiş, bakanlığımız hükümlünün tahliyesi gerektiğine karar vermiş ve dosyayı imzalamak üzere Cumhurbaşkanlığı makamına sunmuştur.

Adalet Bakanı Cemil Çiçek… imza…”

Şimdi Cumhurbaşkanı bu dosyayı imzalamalı mı, imzalamamalı mı?

Bu bir terörist te olsa, bir vatandaş da olsa Cumhurbaşkanı bu dosyayı etik olarak imzalar. İmzalamama yetkisi elbette vardır. Ama hangi Cumhurbaşkanı, bırakın Cumhurbaşkanını hangi insan “sürekli hasta veya kocamış” yani “hiçbir işe yaramaz, ölümü bekleyen” ve bu durumu bir kez “tam teşekküllü bir hastahanede” bir kez “Adli Tıp Genel Kurulunda” kesinlik kazanmış ve Adalet Bakanlığınca incelenip “Affedilmesi Talebiyle” önüne gelmişse imzalamaz?

Evet, şimdi “bir terörist nasıl affedilir?” sorusunun cevabını öğrendiğimize göre, şimdi soruyorum;

  1. Sezer teröritleri affediyor diye nara atıp duranlar bir teröristin affedilmesi için gereken şartların ne olduklarını bilmiyorlar mı?
  2. Biliyorsalar neden kendi gazetelerini, televizyonlarını takip eden, yani neden kendi kitlelerini kandırıyorlar?
  3. Genelde “din” maskesi altına saklanan bu yalancıların acaba inandıkları dinde insanları karalamak, iftira atmak ”sevap” mı sayılıyor?

Bu gazete ve televizyonları takip eden insanlar neden kandırıldıklarını bildikleri (veya öğrendikleri) halde inadına aynı kişileri takip ediyor ve kandırılmanın hesabını sormuyor?

Son olarak Sn. Ahmet Sezer’e bu konuda iftiralarda bulunanların pek yoğun olduğu bir gazetenin 21.08.2008 günkü gazetesinden bir haberle yazımı noktalamak istiyorum.

Sezer: 261 Gül: 3
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bir yıla yaklaşan görev süresi içinde sadece 3 mahkumu affederken, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer af rekoru kırmıştı.

ASLIHAN ALTAY KARATAŞ / ANKARA
Teröristleri affetmekle eleştirilen Sezer, yedi yıllık görevi süresinde kendisine gelen 270 af talebinden 261′ini onaylamıştı. Gül ise af yetkisini, eski Başbakan Necmettin Erbakan ile birlikte üçüncü defa kullandı. Erbakan’ın hapis cezasını sağlık durumundan dolayı kaldıran Cumhurbaşkanı Gül, Anayasanın kendisine tanıdığı yetkiyle daha önce iki mahkumu affetmişti. Cumhurbaşkanlığına ait resmi internet sitesindeki bilgilere göre, Cumhurbaşkanı Gül’ün görev süresi döneminde Çankaya Köşkü’ne 3 mahkum için af talebi geldi. Adalet Bakanlığı kanalıyla gelen af taleplerinden ikisi Gül tarafından onaylandı. Cumhurbaşkanı Gül, “birden fazla kişiyi kasten öldürmek, bulundurma ruhsatlı tabancayı taşımak” suçlarından hükümlü Derviş Uzun ve terör örgütüne üye olmak suçundan hükümlü Mehmet Akatekin isimli mahkumları affetti. Tedbirsizlikle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak suçundan hükümlü İsmet Kösebalaban’a ait dosyanın ise işlemde olduğu, henüz karar verilmediği bildirildi.
(Haber’in orjinalini görmek için tıklayın)

Yorum sizindir…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Sende birşeyler yaz...

Müzik Bölümü
(son 5 başlık)


Google Dünyası
(son 5 başlık)





Site Meter
Mart 2010
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Oca    
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
293031